Kadın yaşı, sperm özellikleri, oosit sayıları, endometrium ve embriyo bilgilerinizi girerek transferiniz için kişiselleştirilmiş bir başarı skoru oluşturabilirsiniz. Mümkün olan en çok bilgiyi girerek daha net bir skor oluşturabilirsiniz.
Bilmiyorsanız ilgili alanı boş bırakabilir veya “Bilmiyorum” seçebilirsiniz.
Tüp bebek (IVF/ICSI) tedavisinde bir embriyo transferinin gebelikle sonuçlanma olasılığı tek bir sayıya indirgenemeyecek kadar çok değişkenden etkilenir. Aynı klinikte, aynı protokolle tedavi gören iki hastanın sonucu bile birbirinden farklı olabilir. Yine de literatürde gebelik olasılığını en güçlü şekilde etkilediği gösterilen birkaç ana faktör vardır.
Kadın yaşı, tüp bebek başarısını etkileyen en belirleyici tek değişkendir. Yaş ilerledikçe hem elde edilen yumurta sayısı hem de yumurtaların kromozomal olarak normal (öploid) olma oranı azalır. 35 yaş altında öploidi oranı daha yüksekken, 40 yaş sonrasında bu oran belirgin şekilde düşer. Bu nedenle aynı embriyo kalitesi görünse bile, kadın yaşı arttıkça klinik gebelik ve canlı doğum oranları istatistiksel olarak geriler.
Blastokist aşamasına (5., 6. veya 7. gün) ulaşan embriyolar, iç hücre kütlesi (ICM) ve trofektoderm (TE) katmanlarının görünümüne göre harf kodlarıyla sınıflandırılır (ör. 5AA, 4BB gibi). Genel eğilim olarak 5. gün blastokistler 6. veya 7. güne göre, AA/AB kalite embriyolar ise CC/CB gibi düşük kalitelere göre daha yüksek implantasyon potansiyeli taşır. Ancak harf kalitesi tek başına genetik normalliği garanti etmez; morfolojik derecelendirme ile genetik test (PGT-A) farklı şeyleri ölçer.
Embriyonun tutunacağı rahim içi zar (endometrium) yeterli kalınlıkta ve reseptif (alıcı) durumda olmalıdır. Genel olarak transfer günü 7-8 mm üzerindeki ölçümler daha olumlu kabul edilir, ancak kalınlık kadar dokunun yapısı (triple-line görünüm) ve transferin endometriumun en uygun olduğu "implantasyon penceresi"yle örtüşmesi de önemlidir. Taze (fresh) veya dondurulmuş (frozen) transfer seçimi de bu pencereyi optimize etmek amacıyla yapılan tıbbi bir tercihtir.
Konsantrasyon, hareketlilik (motilite) ve morfoloji gibi sperm parametreleri, özellikle döllenme aşamasını ve dolaylı yoldan embriyo gelişimini etkiler. ICSI yönteminde ciddi erkek faktörü olan vakalarda bile döllenme sağlanabilse de, çok düşük sperm kalitesi embriyo gelişim hızını ve genetik bütünlüğü etkileyebilir.
Yukarıdaki hesaplayıcı, girdiğiniz kadın yaşı, embriyo kalitesi, endometrium ve varsa sperm bilgilerini birlikte değerlendirerek deneysel bir tahmini olasılık aralığı sunar. Model, herkese açık literatürdeki genel eğilimlerden yola çıkılarak hazırlanmıştır; kliniğinize özel laboratuvar verilerini, embriyoloğunuzun gözlemlerini veya sizi takip eden hekiminizin değerlendirmesini içermez. Bu nedenle sonuç, kişiye özel kesin bir tıbbi tahmin değil, sonucunuzu daha iyi yorumlamanıza yardımcı olacak bir referans noktasıdır.
Tek bir transferin gebelikle sonuçlanma olasılığı sınırlı görünse de, birden fazla embriyonun sırayla transfer edildiği durumlarda "kümülatif gebelik oranı" kavramı devreye girer. Yani bir hastanın elinde birden fazla kaliteli embriyo varsa, tüm embriyoların kullanıldığı tedavi serisinin toplamda gebelikle sonuçlanma ihtimali, tek bir transferin oranından daha yüksek olabilir. Bu nedenle tek bir sonucu değerlendirirken tedavi sürecinizin bütününü göz önünde bulundurmak önemlidir.
Bu araç, klinik olarak valide edilmiş bir tıbbi tahmin testi değildir; genel literatür eğilimlerine dayanan deneysel, bilgilendirme amaçlı bir modeldir. Kesin gebelik olasılığını yalnızca sizi takip eden hekiminiz, tüm klinik verilerinizi değerlendirerek yorumlayabilir.
En uygun koşullarda bile (genç yaş, yüksek kaliteli blastokist, ideal endometrium) tüp bebek tedavisinde gebelik garanti edilemez. Model, gerçekçi olmayan bir "kesinlik" hissi vermemek için üst tahminini bilinçli olarak sınırlandırmıştır.
Hayır. Morfolojik olarak daha düşük kalite kodlu (ör. BC, CB) embriyolarla da gebelik elde edilebilmektedir; kalite kodu olasılığı etkiler ama tek başına belirleyici değildir. Embriyonun genetik yapısı, morfolojik görünümden bağımsız olabilir.
Her iki yöntemin de kendine göre avantajları vardır ve tercih, hastanın hormonal profiline, over yanıtına ve kliniğin protokolüne göre değişir. Genel bir "daha başarılı" yöntem yerine, sizin için en uygun seçeneği tedavi ekibiniz belirler.
Bir transferin sonucu, sonraki transferin olasılığını doğrudan değiştirmez; her transfer kendi koşullarıyla (embriyo, endometrium, protokol) ayrı değerlendirilir. Ancak başarısız bir denemenin nedenleri araştırılarak sonraki protokolde iyileştirme yapılması olasılığı artırabilir.
Evet, sayfanın üstündeki sonuç kartının altından WhatsApp üzerinden bize ulaşarak sonucunuzu birlikte değerlendirebilir, danışmanlık hizmetimiz hakkında bilgi alabilirsiniz.